Anasayfa » Haberler » TARİHÇE: Amerikalı Toyota 4Runner Bir Dönem Prado’nun Atası Mıydı?
TARİHÇE: Amerikalı Toyota 4Runner Bir Dönem Prado’nun Atası Mıydı?

TARİHÇE: Amerikalı Toyota 4Runner Bir Dönem Prado’nun Atası Mıydı?

Günümüz kuşaktakiler Toyota’nın Arazi SUV modelleri konusunda sağlam olduklarından zaten şüphe etmezler. Land Cruiser efsanesi bir yana, RAV4 efsanesi bir yana, Prado popülerliği diğer yana… Onun dışında Toyota, Kuzey Amerika Pazarı’na özel SUV’ler de üretmekte. Tıpkı Venza, Highlander, Sequoia ve 4Runner gibi… Söz konusu 4Runner olunca, nesiller boyu Amerika Pazarı’na satılmakta. Ama hiç Avrupa’ya ithal edilmiş miydi? Bunun için size özel bir makale hazırladım arkadaşlar…

Toyota 4Runner’ın Tarihçesi

1983 yılında Toyota markası tamamen yeni bir model geliştirmek yerine, efsane orta sınıf arazi kamyoneti mevcut Hilux üzerinden geliştirmeyi tercih etti. Aynı sene Kuzey Amerika Pazarı’nda 1984 Model Yılı olarak pazarlarken, Toyota markası o modele 4RUNNER olarak adlandırır. Hilux bazlı sportif 3 kapılı SUV modelinin asıl amacı; Ford Bronco ve Chevrolet Blazer gibi araçlara meydan okuyabilmesiydi. Bazı piyasalarda ise Toyota Hilux Surf olarak pazarlandı. Ayrıca, 1980 üretimi Toyota Trekker modelinin de halefi oldu.

Zaman zaman Arkadan İtilen 4X2 / 4X4, Manuel Vites / Otomatik Vites, Benzin / Dizel ve Sıralı 4 / V Dizilimi 6 Silindir seçenekleriyle herkese hitap etmeyi başarır. 1986 yılında 1987 Model Yılı olarak teknik bir makyaj gördü. Toyota 4Runner modeli, başarılı bir şekilde 1989 yılında ilk neslini tamamladı. Bunun üzerine Toyota firması, asıl ses getirecek olan ikinci nesil 4Runner için çalışmalarına aralıksız sürdürdü.

Toyota 4Runner, Nadiren de Olsa Avrupa Piyasasında da Satıldı.

Toyota, 1990 yılında ikinci nesil 4Runner modelini piyasaya sürdü. Yine Hilux bazlı olan bu model, bir önceki nesle göre ayrıcalıklı özellikler edindi. 3 kapılı modele tente tavan yerine çelik gövde tavan, 5 kapılı alternatif versiyon, tamamen yeni bir helezon yaylı arka süspansiyon sistemi gibi detaylar yer almaktaydı.

Ancak 3 kapılı model, sadece ABD’de Ağustos 1992 (Kanada ve Japonya’da Mayıs 1993) tarihine kadar dayanabildi. Dünyevi piyasalarda çoğu 5 kapılı olarak tercih edildi.

Yürür Aksam sistemleri neredeyse Hilux modeli ile birebir aynı idi. Nissan Pathfinder, Ford Bronco, Chevrolet S10 Blazer gibi modellere meydan okurken; kendisi de dahil o araçlar “Merdiven Şasili Arazi Otomobilleri” sınıfına aitler idi. 1992 yılında makyajlanan 4Runner, özellikle tampon takımı gibi bazı özellikleri yeniler. 1994 yılında son defa hafif makyaj alır.

İşte gelelim asıl büyük sürprize! Geçmişte, Toyota’nın ithalat faaliyetleri (çoğu Japon üretici gibi) Avrupa çapında toplu değildi. Sonuç olarak, bazı modeller belirli Avrupa ülkelerine hiç ithal edilmedi ve diğerleri yalnızca belirli motor çeşitleriyle ithal edildi. Bunlardan biri 4Runner, Almanya’da yalnızca 3.0 litre V6 benzinli motorla sunuldu. Bazı Avrupa ülkelerinde ise 3.0 litrelik dizel motor seçeneği de sunuldu. Çeşitli müşteriler, bazı Toyota bayileri tarafından bağımsız ithalatçılar aracılığıyla dizel motorlu bir 4Runner ithal ettikten sonra, 1993’ten itibaren model yelpazesine dizel motorunu resmi distribütör tarafından dahil etti. Ki ithal edilen ülkeler aralarında Türkiye de mevcuttu! 1992 – 1995 yılları aralarında o dönemin distribütörlerinden Toyota-Sabancı Otomotiv de 4Runner modelini ithal etmişti. Ve böylece Toyota, müstakbel merdiven şasili araç Land Cruiser’ın küçük porsiyonlusu Prado’nun da atası olmaya başladı.

4Runner’ın Nadiren Yaşadığı Avrupa Macerasına Sahip Üçüncü Nesli…

Üçüncü nesle geçerken bile Avrupa macerası nadiren devam etti. Üçüncü nesil 4Runner, Avrupa’da sadece 3.0 litrelik dizel motorla sunuldu. Ülkeye bağlı olarak, 4Runner’ın ithalatı resmi olarak sona erdi. Avrupa’da 4Runner, artık Toyota RAV4 satışlarının çakışmasıyla model yelpazesinden silindi.

1995’in sonlarında (1996 model yılı olarak tabii), tamamen yeni bir şasi üzerinde tamamen yeni bir gövde ile 4Runner, yeniden sıfırdan tasarlandı. Aynı dönem efsane Hilux’ın yerini alan ve Kuzey Amerika’ya özel olarak tasarlanan Tacoma ile aynı tabanı paylaştı. Yeni 4Runner, “Orta Sınıf Merdiven Şasili Arazi Otomobilleri” pazarında olmasına rağmen, bir miktar da olsa otoban şartlarına göre daha da konforlu özellikleri arttırdı.

İkinci nesil modellerden önemli değişiklikler arasında daha uzun bir dingil mesafesi üzerinde daha büyük bir gövde, artırılmış iç mekân, artırılmış bagaj alanı, çift hava yastığı, ABS ve yeni direksiyon sistemi yer almaktadır. Ek olarak, Japon sürümlüsü Hilux Surf da hemen 16 inç tekerleklere geçti ve bir merkezi diferansiyele sahip olabildi. Böylece ilk kez dört tekerlekten çekişin sert yüzeylerde sorunsuz bir şekilde kullanılmasını sağladı. 1997 model yılında ufak makyaj yöntemi ile güncelleme aldı.

1998 model yılında, elektronik aksamdaki birkaç değişiklik dışında daha ergonomik düğme kontrol panelleri, yeniden tasarlanmış 4 kollu direksiyon simidi, aynı zamanda yeniden tasarlanan hava yastığı sistemi yer almıştır.

1999 model yılında hem teknik, hem de iç geliştirmeler yapıldı. Yeni bir çıkıntılı tampon, yeniden tasarlanan farlar, projektör tarzı sis lambaları ve güncellenmiş yan işaret lambaları ile ön dönüş sinyalleri; görünürde bunlardan sadece birkaçı… İç kabinin ergonomisi tamamen değiştirildi, tüm kontroller arka cam için ön panelin ortasına taşındı, ayrıca dijital kilometre sayacına sahip yeni bir gösterge paneli aldı. Limited donanımına özel olarak ayrıca yepyeni bir elektronik sıcaklık kontrolü ve yükseltilmiş stereo ses sitemine sahip hoparlörler yer aldı. Multimatic şanzıman, 1999’da 4WD 4Runner için bir seçenek olarak sunuldu ve gerçek bir sürekli dört çeker çalışma seçeneği sağladı.

2000 model yılı, 5 ileri manuel vitesin sunulacağı son yıl olacaktı ve tek şanzıman seçeneği olarak 4 vitesli otomatik yer alacaktı. Bu, herhangi bir 4Runner’ın manuel şanzımanla sunulacağı son nesil olacaktı.

2001 model yılında, 4 silindirli seçenek Kuzey Amerika’da durduruldu. Ayrıca yeni şeffaf arka lambalar ve yeni ön ızgara tasarımı aldı. Tekerlekler, beş kollu bir tasarım jantıyla değiştirildi. Sınırlı modeller, SR5 ve temel modelden farklı olarak, yeni tasarlanmış beş kollu jantlar da aldı. Ayrıca yeni, daha şık bir yan dikiz aynası tasarımı da dahil edildi. SR5 ve temel model 4Runner ayrıca, düğmelerle donatılan yeniden tasarlanmış klima kontrol ünitelerine sahip olur. 2001 modelleri, Araç Denge Kontrolünü standart olarak donatılarak, 4WD modellerine Multimatic şanzıman uygulandı. Ve aynı yıl, Kuzey Amerika Pazarı’nda yaklaşık iki sene boyunca piyasaya ara verir.

4Runner Döneminin “Tek Sekiz Silindirli Seçeneğine” Sahip Dördüncü Nesli…

Dördüncü nesil 4Runner, 2003 model yılı olarak Ekim 2002 tarihinde Kuzey Amerika piyasasına geri döndü.  Dördüncü nesil 4Runner, aracın şasisinde ve gövdesinde ciddi değişiklikler yaparak Land Cruiser Prado 120 serisi üzerinden baz alındı. Mevcut donanımlar yelpazesinde sadece SR5, Sport Edition ve Limited yer aldı. Dördüncü nesil 4Runner, tarihinde ilk defa V dizilimi 8 silindirli motoruna kavuştu. 4.7 litre hacmine sahip olan bu motor, 2005 model yılında VVT-i teknolojinin eklenmesiyle, 268 beygir değerine sahip oldu.

Dördüncü nesil 4Runner, güç ve dayanıklılık için Merdiven Şasisi üzerinden daha sağlam bir arka aks kullanırken, maalesef konfor ve yol tutuşundan ödün verdi. O sırada devreye Toyota’nın Yekpare Şasili Orta Sınıf SUV’si Highlander girdi. Highlander, 4Runner’ın aksine asfalt odaklı bir Crossover olarak tasarlanmıştı. 4Runner’a dönmek gerekirse Dört Çeker sistemleri, V8 modellerinde tam zamanlıyken, V6 modellerinde “Çoklu Mod” veya yarı zamanlıydı, her iki sistem de kilitlenebilir bir Torsen merkez diferansiyeli kullanıyordu. Yeni bir süspansiyon sistemi olan X-Relative Absorber System (X-REAS), Sport Edition’da standart hale geldi ve diğer donanımlara isteğe bağlı olarak sunuldu. Bazı Limited modellerinde bu seçenekte otomatik seviye ayarlı, yüksekliği ayarlayabilir bir havalı arka süspansiyon dahil edildi. X-REAS sistemi, amortisörleri, sert viraj alma sırasında gövdenin yalpalamasını azaltan mekanik bir merkez valf kullanarak hidrolik hortumlar ve sıvı aracılığıyla çapraz olarak birbirine bağlar.

Başlıca standart özellikler arasında eğimli ve teleskopik bir direksiyon simidi, uzaktan anahtarsız giriş, tek bölgeli otomatik klima kontrolü, elektrikli sürücü bel desteği, elektrikli arka bagaj kapağı gibi özelliklere ilaveten; HomeLink sistemi, elektrokromik otomatik karartmalı bir dikiz aynası, elektrikli açılır tavan, üçüncü sıra koltuklar, DVD tabanlı bir navigasyon sistemi, 10 hoparlörlü bir JBL Synthesis Stereo gibi dönemin konfordan çok ötesinde özellikler yer aldı. Bazı modellerde isteğe bağlı bir yedek kamera sistemi, geri giderken daha geniş bir görüş sağlamak için iç D sütunlarına monte edilmiş iki kamera kullandı. Öteki bazı modellerinde ise, arka kapağın hemen içindeki iç D sütunlarına monte edilmiş iki ayna yer aldı.

2009 yılında bu neslin sona ermesiyle Toyota, Japonya’da Hilux Surf’ün satışlarını durdurarak 4Runner’ın Japon sürümünü temelli noktaladı. Yani bir sonraki nesil 4Runner artık Japonya ve Uzak Doğu ülkelerinde satılmayacak.

Beşinci Nesle Geçen 4Runner, Yine Eskisi Gibi “Tek Motor Seçeneğiyle” Yoluna İlerledi…

Beşinci nesil 4Runner, 24 Eylül 2009 tarihinde Teksas Eyaletinde tanıtılarak, aylar sonra satışa çıktı. Land Cruiser Prado 150 Serisi, Lexus GX ve FJ Cruiser ile aynı platform üzerine inşa edilmiştir. Japonya’da inşa edilerek tasarlanmış olmasına rağmen, yalnızca soldan direksiyonlu olarak üretildi ve sağdan direksiyonlu pazarlarda satılmadı.

Başlangıçta 4Runner, ikisi daha önce mevcut olan üç donanım seviyesinde mevcuttu. Bunlar SR5, Trail Edition ve Limited donanımlarıydı. SR5 ve Limited donanımlarında hem Arkadan İtişli, hem de 4WD aktarımları mevcuttu. Trail Edition yalnızca aktarımına sahiptir. SR5 ve Trail Edition 4WD’ler, yarı zamanlı bir 4WD sürüş sistemiyle yer alırken; Limited donanımlısı tam zamanlı bir 4WD’ye sahiptir. Tüm modellerde Aktif Çekiş Kontrolü (A-TRAC) bulunur. Yeni Trail Edition paketinde, Toyota’nın daha önce yalnızca birinci sınıf Toyota araçlarında bulunduğu Kinetik Dinamik Süspansiyon Sistemi (KDSS) ve Sürünme Kontrolüne (Crawl Control) sahip bir arka kilitlenebilir diferansiyel sitemine de sahiptir.

4.0 litrelik V6 benzinli motor; beygir gücünü, torku ve yakıt tasarrufunu artıran ve tüm modellerde standart olarak gelen Dual VVT-i teknolojisine sahip olur. Ayrıca 2.7 litrelik sıralı 4 silindirli motor seçeneği de mevcuttu. Ancak düşük satışların etkisiyle 2010 model yılından sonra durduruldu. Önceki nesilden 4.7 litrelik V8, küresel emisyon değerleri gereğince bu nesle taşımayarak motor yelpazelerinden silindi. Özetle, güncel nesil 4Runner artık sadece 6 silindirden oluşan tek motor seçeneğine sahip kalır.

2013 yılında (2014 model yılı olarak) 4Runner; önemli derecede far takımlarını revize ederek sadece görsel alanda makyajlandı. İç mekân da yumuşak dokulu kapı döşemesi, deri kaplı direksiyon simidi ve vites topuzu, revize edilmiş ön panel, elden geçirilen orta konsol ve tüm donanım seviyelerinde standart olarak Toyota’nın Optitron gösterge panelinin dahil edilmesiyle güncellendi. Daha iyi bir pedal hissi için fren hatları yükseltilse de, aktarma organlarında herhangi bir değişiklik yapılmadı. 4 litrelik 6 silindirli ünite, 270 HP beygir gücü ve 377 N⋅m tork değerine sahip olarak 5 ileri otomatik ECT şanzımanla eşleştirilmiştir.

2015 model yılında, TRD Pro Serisinin bir parçası olarak önde “TOYOTA” yazı logosu ve bir arazi paketi ile TRD Pro donanım seviyesi Amerika’da tanıtıldı. Tüm Kuzey Amerika pazarında; GPS navigasyonu, SiriusXM, Uydu Radyosu, HD Radyo ve Safety Connect sistemini isteğe bağlı, 6.1 inç ekrana ve arka geri görüş kamerasına sahip Entune dokunmatik bilgi-eğlence sistemi ise standart donanım olarak aldı. Yalnızca Limited donanımında, standart bir JBL premium güçlendirilmiş ses sistemine sahipti.

2016’da 4Runner, Trail ve Trail Premium donanımlarını TRD Off-Road ve TRD Off-Road Premium olarak yeniden adlandırıldı. Bu donanım seviyeleri, eski Trail sürümünün aynı mekanik yürür aksam özelliklerini paylaşır, ancak kendilerini temel modelden ayırmak için estetik farklılıklar ve TRD arması ekler. Fakat TRD Pro modeliyle aynı süspansiyonu kullanmazlar.

2018’de Toyota 4Runner, Limited donanımının karanlık temalı paketi “Nightshade” donanımını sunmaya başladı.

2020 model yılında Toyota, tüm 4Runner donanımlarına Toyota Safety Sense-P (TSS-P) ve iki ek arka koltuk USB bağlantı noktası gibi özelliklerini ilave etti. TRD Pro donanımında, TSS-P için ön radar sensörünü barındıracak şekilde güncellenmiş bir ön ızgara tasarımına sahip oldu. Üstelik daha büyük, daha yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekran, Apple CarPlay ve Android Auto akıllı telefon entegrasyonu ile Amazon Alexa entegrasyonu, Verizon Wireless tarafından desteklenen 4G LTE internet erişimi, Safety Connect ve standart SiriusXM Satellite ile güncellenmiş bir Entune 3.0 bilgi-eğlence sistemine de kavuştu. Yalnızca isteğe bağlı olarak HD Radyo özelliği yer aldı. Sadece TRD Pro modelinde standart donanım olarak bir JBL Premium güçlendirilmiş ses sistemi alır. Sistem daha önce yalnızca standart olarak kaldığı Limited donanımında mevcuttu. Çoğu modelde GPS navigasyonu da standart hale gelir.

2022 model yılında ise Toyota, tüm donanımlar için standart olarak basma düğmeli akıllı anahtar sistemini dahil etti. Seriye yeni TRD Sport donanımı da eklendi. TRD Sport, Limited ile aynı tamponu, 20 “tekerlekleri ve X-REAS süspansiyonu paylaşır. Ayrıca TRD vites değiştirici, özel TRD rozetleri ve TRD yazılı Softex koltuklar gibi özel parçalar da içermektedir. TRD Pro’ya geldiğimizde, artık standart çoklu arazi monitörüne de sahip.

Geçtiğimiz sene ise 2023 Model Yılı olarak Toyota’nın 4Runner efsanesi, 40.yılını özel bir seri ile kutladı. Toyota 4Runner 40th Anniversary Special Edition, sadece üç farklı dış renk seçeneği ile 4040 adet örnekle sınırlı sayıda olacak. Ve böylece Amerikalı 4Runner efsanesi de, günümüzde Ford Bronco, Jeep Wrangler ve Land Rover Defender 110 gibi araçlara meydan okumaya devam etmektedir.

4Runner’ın Geleceği Bakalım Nasıl Olacak?

Resimde gördüğünüz araç, aslında Amerikalı Orta Sınıf Arazi Kamyoneti gelecek nesil Tacoma’yı müjdelemek isteyen Elektrikli Pick-Up konseptinden başka bir şey değil. Bir tek Tacoma’nın gelecek neslinde elektrikli alternatif seçeneği sunulacağını tahmin ediyoruz. Ayrıca, gelecek nesil Avrupalı Orta Sınıf Arazi Kamyoneti Hilux modeli de Tacoma ile beraber yepyeni bir ortak tabanı kullanacaklar. Fakat Japon Toyota firması; görünürde maalesef Tacoma hariç ne Hilux’ın, ne de SUV kabuklusu Prado ile 4Runner’ın geleceği hakkında pek fikir sahibi olamıyoruz!

Ancak geleceği pek belli olmayan “4 farklı Orta Sınıf Merdiven Şasili Arazi” otomobillerin tek bir ortak noktasının özel olarak geliştirilmiş tabanı olduğunu biliyoruz. Ortak tabanın ismi ise: Toyota TNGA-F platformu!

Toyota’nın meşhur TNGA tabanı, ilk kez 2015’in sonlarında dördüncü nesil Prius’tan başlayarak çeşitli Toyota ve Lexus modellerine uyumlu olacak şekilde modüler otomobil platformlarıdır. Önden çekiş, arkadan itiş ve tüm tekerlekten çekiş gibi çeşitli aktarımlara destekleyen bu modüler platform; Toyota’nın eski platformlarıyla karşılaştırıldığında, TNGA’nın üretim maliyeti yüzde 20 daha düşmektedir. Artırılmış şasi sertliği, daha iyi yol tutuş için daha alçak ağırlık merkezleri ve daha iyi ön görüş için daha alçak kaput kaportaları sunmaktadır.

Çeşitli TNGA platformlarının piyasaya sürülmesinden önce Toyota, kabaca 100 farklı platform çeşidi inşa ediyordu. Ve böylece TNGA-B, TNGA-C, TNGA-F, TNGA-K, TNGA-L ve e-TNGA olarak sınıflandırılarak Toyota; mümkün mertebe platform çeşitlerini aza indirmeyi başarır.

TNGA tabanlarından GA-F serisi ise, özellikle sadece Merdiven Şasili Arazi Otomobillere odaklanmıştır. TNGA-F tabanından şimdilik efsanevi arazi otomobili Land Cruiser (ile Amerika’ya özel Lexus süslüsü LX Serisi), Amerikalı akrabası Sequoia ve arazi kamyonetli kardeşi Tundra faydalanmaktadır. Ki bu araçlar büyük ölçekli Üst Sınıf Merdiven Şasili Arazi Otomobillerdir. Fakat GA-F tabanları, zamanla ölçeğini küçültecek ve böylece gelecek nesil Hilux, Tacoma, Prado ve 4Runner gibi araçlara da uygulanabilecek.

Hemen uzatmadan bu makaleyi bitireyim. Gelecek nesil 4Runner TNGA-F tabanından yükselecek ve turbo benzinli motoruna ilaveden Hybrid seçeneği de yer alacak. Fakat paragrafın başında da bahsettiğim gibi maalesef geleceği hakkında pek fikir sahibi olamıyoruz. Ancak Avrupalı gelecek nesil Prado ile benzer zamanlamalı olarak tanıtılacağı da kaçınılmaz…

Hazırlayan : Eren Tan